Liderliğin 6 Şartı


Size göre bir liderin hangi özellikleri olmazsa olmaz?

Liderlik için pek çok özellik sayılabilir. Ama bence, öyle altı özellik var ki, bunlar liderliğin olmadan olmazları.

a. SAHİCİLİK: Bana göre liderlikte birinci özellik sahiciliktir. Liderin sahici olması, kendi gibi olması şarttır. Kendi özelliklerinden utanmaması şarttır. Başkasına öykünmemesi şarttır. Başkasına benzeyen, başkasının taklidi gibi olan birinin lider olması imkansızdır. Her kimseniz, neyseniz o olmalısınız, onunla kazanmalısınız.

Örneğin Turgut Özal. Tarihimizde ilk defa bir cumhurbaşkanı eşiyle el ele fotoğraf verdi. Bu ülkede ilk defa bir cumhurbaşkanı şortla askeri kıta denetledi. İlk defa bir cumhurbaşkanı yine karısıyla, çoluğuyla çocuğuyla denize girerken fotoğraf verdi.

“Bunlar da özellik mi?” diyebilirsiniz. Bunlar sahiciliktir. Kendi olmaktan utanmayan, kendisiyle ilgili her şeyi toplumun görmesine imkân veren bir sahici kişilik göstergesidir.

Barack Obama da, son derece sahici bir lider. Başkasına benzemeye çalışmıyor. Tam tersine; sahip olduğu özelliklerin, ülkesi için ne kadar önemli fırsat olduğunun çok farkında. Dolayısıyla kendi gibi davranıyor. Bir bakıyorsunuz, koskoca ABD başkanı McDonald’sa gitmiş, hamburger atıştırıyor. Tek başına, ailesiyle veya ekibiyle… Bir bakıyorsunuz, tek başına veya birileriyle basket oynuyor, vs.

Kemal Kılıçdaroğlu örneğin, o da son derece sahici bir lider. Kendisi gibi. “Evet, Memur Kemalim” diyor ve bundan utanmıyor. “İşçi Kemalim evet” diyor, bundan utanmıyor. Her haliyle, giyimiyle, kuşamıyla son derece sahici, son derece kendisi gibi, bizden…

Keza R. Tayyip Erdoğan’da öyle. Kasımpaşalı gibi olmak ve davranmak, duygularını açık etmek… Gerektiğinde ağlamak, gerektiğinde gülmek, gerektiğinde yumruk vurmak… Hepsini yapıyor, hepsinde kendini ortaya koyuyor.

b. CESARET: İkinci önemli özellik, cesaret. Bir liderin cesur olması lazım. Önemli anlarda, önemli kararları verebilmesi lazım. Ve o verdiği kararların arkasında durabilmesi lazım. Korkmadan. Korkaklar bir müddet idare edebilirler ama, lider olamazlar.

Çok sıkıntılı ekonomik koşullardayken Türkiye, 1974’te Kıbrıs’a müdahale etti. O bir cesaret anıydı. Zamanın Başbakanı Bülent Ecevit, önce diplomatik girişimlerde bulundu. Amerika’nın ve bir garantör devlet olarak İngiltere’nin pozisyonlarını algıladı. Bu ülkeler Türkiye’nin taleplerine karşıydı. Hatta, muhtemel Türk operasyonuna karşı, açık-kapalı tehditleri de ortadaydı. Buna rağmen Ecevit, cesaret sergiledi ve Kıbrıs’a müdahale etti. Ecevit, işte o karardan sonra “Karaoğlan” oldu. O karardan sonra, “Kıbrıs Fatihi” oldu. Ondan sonra lider oldu. Ondan sonra, solun en yüksek oy oranına erişti.

Ya da Recep Tayyip Erdoğan… Davos’taki çıkışıyla olsun, 2007 seçimleri öncesindeki e-muhtıraya karşı tavrıyla olsun, cesaret sergiledikçe gücüne güç kattı.

Dolayısıyla liderliğin en önemli ikinci şartı cesarettir. Cesaretle karar vereceksiniz. Ve o kararı verdiğiniz andan itibaren yolunuza devam edeceksiniz. “Kim ne der?” diye bakmayacaksınız. Çok hesapçı olmayacaksınız. Hesabınızı önceden yapacaksınız. Hesabınızı yaptıktan sonra, kararınızı verip cesaretle yolunuza devam edeceksiniz.

c. TAKIM KURABİLME BECERİSİ: Liderliğin üçüncü önemli şartı, bana göre ekip kurabilme becerisidir. Bir lider tek başına her şeyi yapamaz. Liderin ulaşmak istediği hedef her neyse, o hedefe uygun takım kurabilmesi şarttır. Bunu beceremiyorsa, zaten lider olamaz.

Lider kimlerle yola çıkacağını, kimlerle yoldaş olacağını anlaması gereken, bu konuda burnu iyi koku alan kişi demektir. İnsanları iyi tahlil edebilen ve iyi yoldaş seçebilen, kişidir lider. Tek başına başarmış lider yoktur. Her liderin yanında mutlaka bir ikinci kişi, beşinci kişi, on sekizinci kişi… yani bir takım vardır. Bu kişiler bazen ön plana çıkar, bazen çıkmaz, geri planda kalır. Ekibi, kadrosu, yoldaşı olmayan bir liderin hedefine varma şansı yoktur.

d. İLETİŞİM BECERİSİ: Dördüncü önemli liderlik özelliği, iletişim becerisidir. Lider, hangi alanın lideri olursa olsun, iyi bir iletişimci olmak zorundadır. Bu bir şirket olabilir, bir dernek – vakıf olabilir, bir toplumsal hareket olabilir, bir siyasi parti olabilir, hiç fark etmez. Liderin alanla ilgili iletişim kurabilecek bir donanıma ve beceriye sahip olması şarttır.

e. HİTABET: Bu da aynı zamanda beşinci liderlik şartını gerektiriyor: Hitabet becerisi. Karar anından itibaren lider, kendini yetiştirirken hitabeti de öğrenir. Hazırlık sürecinde konuşma tecrübesi kazanır. Ancak belli bir tecrübeden sonra harekete geçirir neyi harekete geçirecekse. Bir şirketse sözkonusu olan; tedarikçileri ve tüketicileri harekete geçirir. Bir siyasi partiyse söz konusu olan; örgütünü ve seçmenini harekete geçirir. Başkalarını harekete geçirmek kelimelerin gücüyle olur; iletişimle olur. Lider kelimeleri kullanmayı beceremiyorsa, önemli bir başarı elde edemez.

Hangi büyük şirkete bakarsanız bakın, şirketin başındaki kişinin aynı zamanda iyi bir iletişimci olduğunu görürsünüz. Sabancı Grubu’nun Sabancı Grubu olmasını sağlayan biraz da, Sakıp Ağa’nın iletişim becerileridir. Sakıp Ağa, hem sahicidir, hem cesurdur, hem de birinci sınıf bir iletişimcidir.

Tony Blair’den Obama’ya kadar hangi önemli lidere bakarsanız, hepsinin iyi birer hatip olduklarını, kelimeleri ve entelektüel altyapılarını kullanabilme konusunda gayet yetenekli olduklarını görürsünüz. Konuşurken kullandıkları sözleri, ister kendileri yazsın, ister başkaları yazsın, önemli değildir. O sözleri, kelimeleri kullanma zamanları, kullanma tarzları ve kullanırken duygularını işin içine katabilme becerileri, başarılı olmalarını sağlar.

f. AZİM: Bana göre liderliğin altıncı ve sonuncu vazgeçilmez şartı azimdir. Pes etmemektir. Süleyman Demirel’in, Necmettin Erbakan’ın hikayelerine bakın. Ya da Bülent Ecevit’in hikayesine…

Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi’ni, bu ülkeyi kurmuş olan en köklü siyasi partiyi 12 Eylül’den sonra bıraktı. Genel başkanlıktan da, üyelikten de istifa etti. Sonra ne yaptı? Siyasetten çekilmek yerine, karısıyla sil baştan yeni bir parti kurdu. DSP’yi kurdu. Üstelik ortanın solu, o sırada SHP tarafından doldurulmuşken. Ve azimle çalışarak sıfırdan kurduğu DSP’yi, ömrünün son günlerinde iktidar taşıma becerisi gösterdi. Müthiş bir azmin sonucu olarak.

Sevinç Engin ile “Liderlik” kitabı için yapılan söyleşiden, Ocak 2011, Istanbul

Liderlik ve Karar Anı

21 Şubat 2011

Lider Ne Zaman Ortaya Çıkar?

21 Şubat 2011